Sportistan
Sportistan.com'u otomatik takip etmek için Akıllı Telefonunuza RSS beslemesini alın. http://sportistan.com/rssfeed
Sporla ilgili her konuyu FORUM'da tartışabilir, paylaşımda bulunabilirsiniz. http://forum.sportistan.com

Sporda Şartlanma, Mükemmel Sporcu Olmanın Yolu

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Sporda Şartlanma, Mükemmel Sporcu Olmanın Yolu

Sporcu ve sporcu adayı kardeşlerimize yardımcı olabilmek maksadıyla, sporda şartlanma konusunu yazmaya karar verdim. Yazılması aslında çok zor olan, ama var olan bu konuyu yazabildiğim kadarıyla birkaç örnekle özetleyerek anlatacağım.

PAVLOV'un klasikleşen, davranış biçimlerinin nasıl şekillendiğini araştıran ve bir hayvan deneyiyle ispatlamaya çalıştığı şartlanma teorisini bilirsiniz. Şartlanma ile bireyin bir etkiye otomatik olarak tepki vermesi sağlanmaktadır. Bu davranışlar basit alışkanlıktır. Bazı pisikologlar şartlanma ile geliştirilen alışkanlıklar ile öğrenmenin karşısında durmuştur. Ancak şu bir gerçektir ki, bazı beceriler sadece beceri hareketi sayılamazlar.

Milli marş çalındığında bir insan duygulanabilir. Bu şartlanma ile geliştirilmiş bir alışkanlıktır. Ama araç süren birisi, hem aracı sürmekte, hem de trafik işaretlerini algılamaktadır. Böylece insan, hem bir beceriyi ortaya koymakta, hem de bir yandan kendini kontrol etmektedir. İşte sporda şartlanma bu yönü ile önemlidir. Bir hedef için becerilerini sergileyen sporcu, diğer yandan kendisine yönelik etkilere otomatik tepkiler verebilmelidir.

Nefes alıp vermenin bile kuralının ve şeklinin olduğu sporda hiç bir şeyin o kadar basit olmadığı, bu tür bir şartlanmayı geliştirebilmenin işin ehli antrenörlerle mümkün olacağı bilinmelidir. Ülkemizde bu yönde eksiklikler olduğu acı bir gerçektir.

Ben, spordaki şartlanmayı antrenörlerimden öğrendiğim şekliyle aynen sizlere aktaracağım.
Bir uyarana, etkiye karşı, otomatik olarak tepki vermek, şartlanmadır. Buna bazıları refleks diyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu, refleksin doğuştan ve öğrenilmiş olarak ikiye ayrılmasıdır. Öğrenilerek yapılan hareketler şartlı reflekstir. Ben bu şartlanmaya, sporda tam otomasyon diyorum. Önceden kaydedilen ve her zaman kullanıma hazır olan, verilerin zamanı geldiğinde, tam da yerinde kullanılması olarak açıklayabiirim.

Bir sporcunun, yaptığı spor ne olursa olsun, bu spor dalında başarılı olmasının ana şartı ZEKİ olmaktır. Tam konsantre olarak, söyleneni iyi takip etmek, iyi dinlemek, gerekiyorsa not tutmak, sonraya bırakmamak, zamanı iyi kullanmak, tam prensip ve disiplinle uyumlu çalışmak... Kendine sıra gelene kadar çok iyi izlemek. Kafayı çalıştırmak, mümkün olduğu kadar çok zeki olmak. Akıl ile antrenmanı birleştirmeyi hızlı öğrenmek, hızlı düşünmek. İyi bir dinleyici, iyi bir izleyici olmak. Gerektiğinde iyi aktaran olmak, anlayamadığını çekinmeden ama asla bıktırmadan sormak. "Neden yapamıyorum?" diyebilmek. Durmasını bilmek. Yerine göre hayır demesini bilmek. Burası çok önemli: SADECE KENDİ İŞİNE BAKMAK.
Daha iyi anlaşılması için, size sporda şartlanma ile ilgili bazı örnekler vereceğim.

Bir boksör ayak hareketlerini mükemmele ulaştırmak için, çok özel yapılmış, uyduruk olmayan, kendi fiziğine, boyuna uygun ip dediğimiz aletle ip atlar. Bu ipler her boksöre özel yapılır. Sıradan değillerdir. Her yerde bulamazsınız. Hazır satılan iplerin hiç birisi işe yaramaz. Bu çalışmayı yaparken, önce yavaştan başlar. Tek tek atlar. Sonra yavaş yavaş hızlanılır. Bu çalışma bayağı bir süre devam eder. Aylarca sürebilir, ta ki mükemmele ulaşıncaya kadar. Yavaştan hızlıya çalışma artık limitleri zorlar ve siz ipin döndüğünü zor görmeye başlarsınız. Boksör bir de müzik koyar. Başlar estetik hareketlerle destekli ip atlamaya. Bir zaman gelir ki, o boksör müzik olmadan asla ip atlayamaz. O mükemmel ritmi müziksiz yakalayamaz. İŞTE SİZE SPORDA ŞARTLANMA. Müzik var ip var, müzik yok ritim bozuk. Estetik bozuk.

Büyük başarılar kazanmış sporcuların antrenman videolarını üzerlerine tıklamak suretiyle izleyebilirsiniz. Yazımızı desteklemek amacıyla, örnek olsun diye sizler için seçerek koydum. İzleyiniz. ANTRENÖR gerçeğini ve ekip çalışmasının neler kazandırdığını göreceksiniz. Zekayla antrenmanın nasıl birleştiğini ve kalıcı hale getirildiğini göreceksiniz.

İyi bir boksörün çantasında mutlaka büyük boy bir banyo havlusu bulunmalıdır. Antrenman sona erdiğinde, sporcu hemen duşa gitmez. Salonda müsait bir yere oturur. Ring olabilir. Büyük boy havlusuyla başından yere kadar kendini örter. Başını dizlerine koyar ve azami 5-10 dakika bu vaziyette kıpırdamadan durur. Müthiş bir terleme olayı başlar. Bütün vücudu sırıl sıklam olur. İşte bu 5-10 dakika çok önemlidir. O gün yaptığı antrenmanı baştan sona kadar düşünür, canlandırır. Orada beynine kaydeder. Yaptığı yanlışları ve antrenöründen aldığı ikazları, yaptığı doğruları da görür. Nasıl çalışması gerektiği artık kayıt altına alınmıştır. Bu durum, her gün aynı şekliyle devam eder. Hiç bitmez. Vücudun rahatlamaya başladığı an kaydetmek için en mükemmel andır. Orada artık unutmak yoktur. Herşey kayıt altındadır. Şartlanma gerçekleşir.

Yukarıda anlattığımın benzerini sporcu yatarken de yapmalıdır. Yatılır, gözler kapatılır, o gün baştan aşağı gözden geçirilir. Sanki bir film seydiyormuş gibi hafıza zorlanır, canlandırılır. Bir antrenman daha yapılmış olur. İşte sporla yatıp sporla kalkmak tabiri tam yerinde olarak budur.

Başka bir örnek; Boksör ellerinden ringin iplerine bağlanır. El ve kollar artık kullanılamaz. Boksörün arkadaşı karşısına geçer, önce yavaşlatılmış teknik vuruşlar yapar. Bağlı boksör bu ataklara bel ve vücut hareketleriyle eskivler yapmaya çalışır. Bu çalışma yavaştan hızlıya, yine limitleri zorlayarak devam eder. Aylarca süren bu çalışmalar sonucunda artık bu boksöre isabetli yumruk vurabilmek çok zordur. Her gün antrenman sonunda yapılan havlu tekniği ile ekstradan kayıt altına alınan bu çalışmalar sonucunda zekayla antrenman birleşmiş, sporcu mükemmel eskiv yapar hale gelmiştir.

Rakibinin gözlerinin devamlı tam içine bakan bu sporcu, yumruğu hissettiği anda eskiv yapar. Otomatikleşmiştir. Bazen göremediği yumruğa da eskiv yapar (tedbir). İşte size SPORDA ŞARTLANMA. Karşınızda bir makine var. Zekayla, teknik ve antrenmanın birleşmesi sonucunda elde edilen kazanım; Tam otomasyon. Beynin ve zekanın sınırlarının antrenman yoluyla zorlanmasının ürünü. Dayanıklılık ve sporda zorun aşılması noktasında varılan sonuç.

Bu çalışmayı yapan bir boksör sokakta yürürken, birisi arkasından kafasına taş attığında, arkası dönük olan bu sporcu, ister inanın ister inanmayın, o taş kafasına vurmadan az önce eskiv yapmış olduğundan taş isabet etmemiş olacaktır. Ben bu olayı bizat yaşadım. İnanmak veya inanmamak size kalmış, "yok ya artık, o kadar da değil, bu mümkün olamaz" diyebilirsiniz. Bu nasıl olur sorusunun muhatabı akademisyenlerdir. Ben sadece yaşadığım sportif tecrübelerimi aktarıyorum.

Sonraki aşamada, bu sefer boksörün kolları vücuduna bağlanır. Ringde elleri bağlı olmayan başka bir boksörle çalışılır. Serbest boksör elleri vücuduna bağlı olan boksöre vuruşlar yapar. Bağlı boksör, ayak, bel ve vücut hareketleriyle, yine yavaştan hızlıya doğru eskiv çalışması yapar. Bu çalışma en hızlıya kadar devam eder. Burada süre önemli değildir. Öğrenilene kadar devam eder. Öğrenemeyen gider. Kural budur. Eskiv çalışması (defans). ŞARTLANAN kalır, şartlanamayan gider.

İki boksör, uzunluğu yumruk mesafesi (distance) kadar olan bir iple birbirine bağlanır. Bağlı vaziyettte uzun süre çalışılır. Bu çalışmalar tamamen ringde yapılır. Bu çalışma da aylarca sürebilir. Bir süre sonra ip çözülür. İki boksör serbest dövüş yaparlar. Mesafe artık oturmuştur. Hep yumruk vuruş mesafesidir. Ne biraz fazla, ne biraz az. İsteseniz de artık bu mesafe değişmez. Hep aynı. İşte size başka bir ŞARTLANMA örneği daha.

Boksör örneğini çoğaltabiliriz, ama bence bu kadarı yeter. Burada önemli olan; boksu, yapan sporcuya çok zevkli bir hale getirebilmektir. ANTRENÖR özelliği (işte size İŞİNDE EHİLLİK). Yeni haliyle uzmanlık. Antrenman yoluyla edinilen kazanımlar sonucunda, sporcu karambol yumruklar alsa bile, şartlanma ile kazandığı kalıcı beceriler sonucunda, göremediği yumruklara bile eskiv yapma meyilinde olduğundan, aldığı bu yumrukların şiddetini zayıflatarak bir problem yaşamayacaktır. Fiziki deformasyon da olmayacaktır. Bu özelliklerle donanan bir boksörün asla kaba kuvvete de ihtiyacı yoktur. Böyle bir boksörle maça çıkmak her halde rakipleri biraz düşündürür. Bu boksörün maçını seyretmek, seyreden için ayrıca müthiş bir zevktir.

Bu ve benzeri antrenman tekniklerinin (ŞARTLANMA) uygulamalarını diğer bütün spor branşlarında da uygulamak mümkündür. Her branş kendi antrenman yöntemini kendi geliştirebilir. Borussia Dortmund'un oyuncuya top fırlatıp, vuruş hedefi gsöteren makinesi şartlanma için futbol branşından bir örnektir. Burada önemli olan, her zaman ısrarla söylediğimiz gibi, ehil ANTRENÖR gerekliliğidir. Israrla söylemeye devam edeceğim. Antrenör, yaptığı işi ve elinde bulunan sporcularının özelliklerini, neye yatkın olduğunu mutlaka bilmek zorundadır. Sporcusuna yaptığı işi sevdirmelidir.

Doğru çalıştır, mükemmele ulaş, başarı beklemeye hakkın olsun.

    11057 kere okundu

    Şinasi Yaydan

    1956 doğumlu,Türkiye Spor Yazarları Kulübü (TSYD) ve Fenerbahçe Spor Kulübü Milli Boksörlerinden, 48-51 Kg'da 2 Türkiye Şampiyonluğu, 1 ikinciliği, 1 üçüncülüğü, 2 İstanbul Şampiyonluğu, 1 Batı Anadolu Bölge Şampiyonluğu, Kara Kuvvetleri ve Silahlı Kuvvetler Şampiyonluğunun yanı sıra kariyerinde 164 adet olimpik boks maçı (18 Mağlubiyet) bulunuyor.

    Fenerbahçe Spor Kulübü Boks Şubesi tarihindeki önemli boksörlerdendir. Spor alanındaki tecrübelerini sporcu adaylarına aktararak gelişimlerine katkı yapmaktadır.




    sinasiyaydan@gmail.com

    yazarın diğer yazıları için tıklayın

    Bu Kategorideki Diğer Yazılar

    Spor ve Sporcu
    Sporda Gen Testi ile Erken Yaşta Yatkınlık Tespiti

    Sporda Gen Testi ile Erken Yaşta Yatkınlık Tespiti

    İnsana ait GENOM o bireyin tüm genetik bilgilerini kapsar. İnsan genomu yaklaşık 30.000 farklı genden oluşmaktadır. Bu ise çeşitli hastalıkların oluşmadan önce önlenmesine ve teşhisine imkan tanımakla birlikte kişinin yatkınlıkları hakkında da öngörüde bulunmaya yarar.

    Futbolda Üst Gövde Kullanımı Neden Önemlidir?

    Futbolda Üst Gövde Kullanımı Neden Önemlidir?

    Futbol, ayaklarla topa vurmak suretiyle yapılan bir spordur. Bu sporda karşı tarafta bulunan kaleye top gönderilerek gol atılır. 2 takım içerisinde en fazla gol atan maçı kazanır. Futbol dışarıdan bakıldığında bu kadar basit görünebilir. Peki fizyolojik olarak incelendiğinde bu böyle midir?

    Aklımda Deli Sorular aklımda deli sorular

    Tekmeye Kafa Uzatan Futbolcu

    Tekmeye Kafa Uzatan Futbolcu

    Kime sorarsanız sorun "tekmeye kafa uzatmak" iyi bir şeydir. Oyuncunun özverisini betimler. Düşünsenize rakip topa vuracak araya kafa sokuyorsunuz. Yaralanmak pahasına... Bundan daha iyi futbolcu olabilir mi?

    Sporculardan İnciler sporculardan inciler

    Kobe'yi savunmak yerine 24. kattan atlamayı tercih ederim

    Jason Richardson