Sportistan
Sportistan.com'u otomatik takip etmek için Akıllı Telefonunuza RSS beslemesini alın. http://sportistan.com/rssfeed
Sporla ilgili her konuyu FORUM'da tartışabilir, paylaşımda bulunabilirsiniz. http://forum.sportistan.com

Sporcularda Etik

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Sporcularda Etik

Spor, Antik Yunan medeniyetlerinden beri var olan bir olgudur. Kimi zaman toplumların algılarının yönetilmesinde kimi zaman savaşların yerine, kimi zaman ise barışların aracılığını yapan sporun temel bileşeni tabiki sporcunun kendisidir.

Sporcularda var olması gereken etik özellikler nelerdir?

Sporcular toplumda her zaman ayrıcalıklı bir kesim olarak yer almışlardır. Gladyatörlerden başlayıp olimpiyat oyunlarının başladığı zamanlardan beri, sporcular toplumların temsilcileri ve rol modelleridir. Dolayısıyla, toplum, sporcularından etik davranışlar beklemektedir. Örnek vermek gerekirse;

  • Toplum emek hırsızlığını hoş karşılamaz. Bu durumda tuttuğu takımın sporcusunun ceza sahası içerisinde kendisini yere atarak kazandığı haksız penaltı ile maçı kazanmasını istemez.
  • Toplum sporculardan örnek kişilikler olmasını bekler. Hatta kendisinin yerine getiremediği standartları arar.

Dolayısıyla, sporcular etik, yani ahlaklı yaşamak ve hayatlarını buna göre düzenlemek zorunda kalırlar. Aksi takdirde, bir çok örnekte görebileceğiniz gibi emek hırsızı, yalancı, ahlaksız, sahtekar gibi etiketler alarak sporun karanlık sayfalarında kendilerine yer bulurlar.

Neden her spor mağazasında Muhammed Ali'nin fotoğrafları, tişörtleri ve sözleri asılıyken, hiç bir spor mağazasında veya düzgün çocukların odalarındaki posterlerde Tyson bulunmuyor? Çünkü insan her zaman iyiliğe meyillidir. Örnek ve düzgün olmak ister, toplumun onu yozlaştırması yüzünden bozulmuş, açgözlü hatta hırsız bir adam bile olsa sporcusunda düzgünlük arar. Çünkü sporcular milletvekilleri gibidir. Özellikle uluslar arası müsabakalarda doğrudan milleti temsil ederler. Davranışları bizleri doğrudan ilgilendirir.

Son örnek olarak İspanya'yı vermek istiyorum. İspanyol basketbolcu ve futbolcular çok başarılı sporculardır. Her yıl dünya şampiyonalarında, şampiyonlar liginde, dünya kupalarında hep finallerde İspanyolların isimlerini görürsünüz. Ama asla itibarları Almanlar'ın, hatta Dünya Kupası 3.'sü olan 2002 Türk Milli Takımının itibari kadar olmamıştır. Nedeni basittir. Geçtiğimiz aylarda oynanan Basketbol Avrupa Şampiyonasında (Euro Basket 2015) oynanan İspanya-Türkiye maçını ve İspanya'nın oynadığı diğer maçları raslantı olarak bir İngiliz kanalında, İngiliz spikerle dinledim. Bir pozisyonda İspanyol sporcunun bizim sporcumuz karşısında aldığı haksız faul karşılığında İngiliz spikerin söylediği sözü asla unutamıyorum. "Aman tanrım, hakemleri yine kandırdılar, sanırım İspanyol sporcuların ayaklarının altında doğuştan 2 metre sağa-sola-öne-arkaya zıplayabildikleri bir yay takılı!"

Gördüğünüz gibi, toplum, sizden kupalardan daha önce, dürüst savaşmanızı ve hakkınız için oynamanızı bekler. Bugün Euro Basket’te şampiyon olamasa da, herkes hem Sırbistan için, hem Türk Milli takımı için "dürüst savaşçılar" diyor. Sizce bu etiket şampiyon etiketinden daha değerli değil mi?

Sporcu etik davranışları hayatına nasıl entegre etmelidir?

Yukarıda örneklerle anlattığım gibi, tüm insanlar tarafından beklenen şey, sporcuların dürüst insanlar olmalarıdır. Eğer bir insan iyi bir sporcu olmak istiyorsa, işe karakterinden başlamalıdır.

Şimdi size sporcuların dürüst olmamaları sebebiyle bu yaz yaşadığım zorluklardan bahsedeyim. Yakın takipçilerimizin bildiği üzere 2015 yazında Sportistan Akademi olarak bir yaz kampı düzenlendi. Bu kamp, benim hayatımda hiç tanımadığım insanlarla kayıt prosedürleri, birlikte kamp yapma, yakınen tanışma fırsatı yakaladığım bir etkinlik oldu.

Antrenör gözüyle baktığımda kampa ön kayıt yaptıran veya ilgi gösteren adayların çoğunda dürüstlük kavramının olmadığını çok net gözlemledim. Aslında, etik konusunda bir yazı yazmamın sebebi bu kampta yaşadığım ilginç ve acı tatlı tecrübelerdi.

Özellikle küçük yaşlardaki sporcuların dürüst olmamaları, sıkıştıkları noktalarda yalana başvurmaları ve özelikle kayıt prosedürlerinde yaşadığımız zorluklar sporculara olan güvenimi sarstı. Daha önce antrenörlük yaptığım kulüplerde her zaman sporcumun sözünün doğruluğunu merkez alan biriydim. Eğer ki benim sporcum "ben hasta oldum ve bu sebeple antrenmana katılamayacağım" diyorsa, ben asla sorgulamadan bunu kabul ettim. Fakat Sportistan kamplarının özellikle ön kayıt prosedürlerinde yalan, hile, sahtekarlık ve haksız kazanç denemelerine maruz kaldım.

Bu kampta yaşadığım olaylar, bekli de hayatım boyunca sporculara "ama?" ile bakmamı sağlayacak. Bence hayatta karşılaşılan hiçbir zorluk, parasızlık veya farklı durumlar dürüstlükten ödün vermeye değmez. Bugün kamp için yalan söyleyen bir adam yarın her hangi bir şey için de yalan söyler.

Benim yazılarımı yazdığım hedef kitle genellikle genç sporcu adayları. Toplum eğer sporcusuna güvenemezse hiç kimseye güvenemez.Bu toplum için sandığınızdan daha önemli adamlarsınız sevgili arkadaşlar. Herşeyden önce hayatınıza etiği-ahlakı, dürüstlüğü ve her durumda yalansızlığı ilke edinin.
Bizim futbolcu benzetme ve örneklerimizi beğendiğiniz için bu “etik” konuyu hedef alan bir örnekle yazıma son veriyorum.

Dünyaca ünlü 2 sağ beki karşılaştırıyorum.

Dani Alves mi olmak istersiniz?

Yoksa Philip Lahm mı?

Sadece futbolda değil hayatın her alanında? Ne olmak istersiniz? Karar verin…

    3830 kere okundu

    Alper Yaydan

     1989 İstanbul doğumlu, İstanbul Çengelköy Lisesi, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor ve Yüksekokulu Antrenörlük bölümü Futbol branş mezunu;

    Futbol antrenörlüğü, bireysel koçluk ve yazarlık yapıyor.

    Futbol ve antrenman bilimleri ve performans sporu kavramı üzerine çalışmalar yapıyor.






    alperyaydan@gmail.com

    yazarın diğer yazıları için tıklayın

    Bu Kategorideki Diğer Yazılar

    Spor ve Sporcu
    Futbol İyi Olanın Kazandığı Bir Oyun Değildir, O Yüzden İyi Olan Kazanır!

    Futbol İyi Olanın Kazandığı Bir Oyun Değildir, O Yüzden İyi Olan Kazanır!

    Bazı spor dallarında iyi olan kazanır. Voleybol, basketbol, halter, yüzme... Bunlar gibi spor dallarında iyi olmak için çalışılır. Kendi kalitenizi yükseltmeniz oyunu kazanmanız için yeterlidir.

    Sporcu ile Kaliteli İletişim Kurmak

    Sporcu ile Kaliteli İletişim Kurmak

    Karşıdaki için anlaşılmaz şeyler söyleyerek karizmatik olmaya çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir. Kaliteli iletişim, başarının temel taşlarından biridir.

    Aklımda Deli Sorular aklımda deli sorular

    Barcelona, Tam bir Futbolcu Fabrikası (mı?)

    Barcelona, Tam bir Futbolcu Fabrikası (mı?)

    Altyapı denildiğinde Barcelona'nın La Masia'sı hakkında övgü cümleleri kurmak adettendir. Peki Barcelona altyapısı gerçekten harika mı?

    Sporculardan İnciler sporculardan inciler

    Oğlumla evimin bahçesinde futbol oynarken, ikimiz de en sevdiğimiz futbolcular olurduk. Oğlum ben olurdu, ben ise Ronaldo

    Zinedine Zidane